
Masaldaki en güzel kraliçeye
Bazen çok güzel paslar gelir insanın ayağına.. Nefis bir açıdır. Kesin gole gidecektir. Hiç şüphe yoktur. Top ağları havalandıracak ve gol olacaktır.
Ancak her gol hayırlı değildir. Zira hayat futbol gibi değil. Gollerin bazıları orman yangını gibidir. Attığın anda hiç ummadığın kadar kişiye zarar verirsin. Hadise kalp kırmaktan, bir zekâ oyunu yapıp üç beş kişiden bravo almaktan öteye gider.
İşte golü atmadan önceki düşünme anı senin insanlığındır. Aile terbiyesi falan değil düpedüz vicdandan söz ediyorum. Top ayağında düşünürsün. Atmasam daha mı iyi olur diye. Hedeflediğin kişi ve kişilerden başkaları (mesela bir kadın ve üç çocuk) da zarar görür mü diye bir beklersin.
Ve vazgeçersin. Nefis olacağını düşündüğün o golden evet, vazgeçersin. Bile bile, isteye isteye..
Ve o vazgeçiştir senin kazancın.
HHH
Hiçbir başarı, hiçbir güzellik, hiçbir reyting, hiçbir ödül benim gözbebeğimin gözyaşından daha değerli değil. 13 yaşındaki yeğenim (evet onun da soyadı Nişanyan) sabah elinde gazete ile ağlayarak yanıma geldiğinde, dünya benim için artık sadece o gözyaşıdır. Soyadıyla yapılmış beter bir kelime oyununu görüp “Ben artık okula gidemem ki..” dediğinde sesinin titremesidir artık benim bütün hayatım. Haftalardır yazılan çizilenlerden deli gibi korumaya çalıştığım (ve bunu da yine bu köşede yazdım altını çize çize..) o küçük tatlı insanın dünyasının tuz buz olmasıdır benim her şeyim...
Benden bin kat daha güzel olsan ne olur.. Benden bin kat başarılı olsan ne olur.. Dünyanın bütün reytingleri senin olsa ne olur... Kimin umurunda... Ben o gözyaşını bir reytinge değişir miyim ki? O hüznü bilmem kaç ödüle satar mıyım ki? Gözbebeğimin saçının tek bir telini Türkiye’nin en bilmem ne yazarı olmaya takas eder miyim ki? Umurumda olabilir mi ki bu, o yaş, orada, o gözde dururken? Gözüm görebilir mi ki başka bir şeyi?
Hayır. Dünyanın bütün başarıları senin olsun. Masaldaki en güzel kadın sensin kraliçem. Ne olacak... NE OLACAK?
Ne zaman umurumda oldu ki bu zaten?
Ne önemi var ki? Gün olur devran döner herkes bir emekli maaşına kalır. Sevenin varsa gelenin gidenin olur, yoksa yalnız yalnız kurur gidersin. Olacağı budur. Ne başarısı, ne reytingi?
Aile terbiyesi falan değil, net vicdandan söz ediyorum. İnsanın en içindeki saf iyilik veya kötülükten söz ediyorum. Hiçbir aile terbiyesinin yerine koyamayacağı veya yok edemeyeceği o tılsımlı şeyden söz ediyorum. Çocuklara zarar verme diyen o sesten.. Çocuklara zarar ver-me!
Kulaklar sağır, gözler kör, fena halde farkındayım ama umarım anlatmışımdır... İdeolojik farklılıkla falan ilgisi yok bunun..