
10 spiker, 6 kameraman, 7 muhabir ve 8 teknik ekip olmak üzere toplam 53-54 kişilik bir TRT ekibi görev yapıyor olimpiyatlarda. Bu ekibe diğer hizmetler ve konuk yorumcular da dahil.
Cüneyt Kıran: TRT'nin yayınlarıyla ilgili eleştirileri takip etmeye çalışıyoruz, ama olumlu yazıların daha çok olduğunu görüyoruz. Eleştirileri birer uyarı olarak kabul ediyoruz, ama biraz da cesaretlendirilmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Sonuçta ilk defa böylesine bir ekiple olimpiyatları aktarmaya çalışıyoruz. Mutlaka hatalarımız olacaktır.
Atilla Gökçe: İlk defa bir olimpiyatlarda stüdyomuz oldu. Biraz küçük ama sonuçta bir stüdyomuz var. Biz burada benim saydığım kadarıyla 56 kişilik bir ekibiz. Ama CNN yayıncı kuruluş olmamasına rağmen 400 kişilik bir ekiple burada görev yapıyor. Herkes büyük bir özveriyle görevini yapmaya çalışyor. Gece 2'de yatıyoruz ve sabah 8'de kalkıp, kahvaltı bile yapamadan yeni güne başlıyoruz. Bu benim altıncı olimpiyatım ve ilk kez böylesine büyük bir ekiple buradayız.
Full Ekran'da Cengiz Semercioğlu'nun stüdyoda da konukları vardı:
Ümit Aktan (spor spikeri): 1976 Kanada ve 1980 Moskova olimpiyat oyunlarında görev yaptım; 1984'te Los Angeles'ta düzenlenen olimpiyatları da yerinde izledim.
TRT'nin bir handikapı da sporcularımızın sıfır çekmesi. Sonuçta sıfır çeken bir sporcuyu anlatmak pek de sempatik değil. TRT'nin en eleştirdiğim yönü, yayınları zamanında vereceğiz refleksiyle olimpiyat içerisindeki güzel hikayeleri ve anektodları kaçırmalı. Spikerler açısından baktığımda, çok iyi hazırlanmışlar. Ancak mesela bir voleybol karşılaşmasını keşke Ömer Üründül yerine bir voleybol oyuncusu anlatsaydı. Sayın Üründül maç anlatsın. İnsan bütün oyunları bir kişiden dinleyince yadırgıyor. Herkes her şeyi anlatıyor.