
Erdoğan'ın fark ettiği tehlike!
Anımsayalım, Erbakan neyle suçlanmıştı? Bosna'ya yardım için toplanan paraların bir kısmını parti hesaplarına geçirmekten. O dönemde, Türkiye Bosna'da olup bitenlere karşı acizdi. Bosna'ya yardım için çırpınan tek isim muhalefetteki Erbakan'dı.
Toplanan paralarla Bosna'daki Müslümanlara silah dahil her türlü yardımın yapıldığı söyleniyordu. Koskoca Türkiye'nin Osmanlı'dan yadigar Bosna'ya yapamadığı yardımı Erbakan yapıyordu. Vicdanım, bana hep şöyle söyledi: "Erbakan böylesine kutsal amaçla yola çıktığı bir işte, cebe para atmaz!"
Şimdi Deniz Feneri meselesi var. Vicdanım, arada ufak tefek kişisel yolsuzlukların olabileceğini ama fakirlere yardım adı altında milletin parasını söğüşlemek için bir organizasyon kurulmuş olamayacağını söylüyor. Şimdi Almanya'da açılmış bir dava var.
Almanya'da para nakilleri Türkiye'deki kadar rahat değildir. Türk usulü para aktarma yöntemleri ortada yolsuzluk olmasa bile Batılı ülkelerde ciddi suç kapsamına girebiliyor. Almanya'daki davanın da daha çok bu eksende yürüdüğünü görüyoruz. Dün Türkiye'deki Deniz Feneri yetkilisi çıkıp, "Almanya'daki Deniz Feneri'yle bağlantımız yok" dedi.
Doğru, Almanya'daki örgütlenme resmen şubesi falan değil ama bir kardeş kuruluş oluşturulduğu da ortada. Sanırım, Almanya'daki işe bulaştırılmamak için "kelime oyunu"na sığınılarak böyle bir yol izleniyor.
İşin özeti şu: Almanya kendi ülkesinde toplanan kendi milli gelirinden toplanan paranın, Türkiye'ye gönderilmesine bozuluyor. Nakit transferinde de bizim babadan kalma yöntemlerimize güvenmiyor, çağdaş sistemin gerektirdiği nakit aktarma kriterlerine bakıyor.
Gerçekten de olması gereken Batı'nın normlarına uygunluk. Yoksa, bizim babadan kalma yöntemlerimiz suiistimallere ve iddialara müsait oluyor. Başbakan Erdoğan tüm bunları bilmiyor mu? Çok iyi biliyor. Ama Deniz Feneri'ni savunanlar da, eleştirenler de "ortak gerçek"te buluşmaktan hoşlanmıyor.
Erdoğan, bu işin RTÜK Başkanı diye başlayıp kendi üzerine geleceğini, çıkan haberlerin "satır araları"ndan gördü. Önceden gardını alarak, savaşını açtı. Erdoğan biliyordu ki, Erbakan'ın başına gelen "Bosna meselesi"nin benzeri kendi başına getirilmek isteniyor!
İşin yazılamayan yanı budur!
HAKAN AYGÜN - BUGÜN