Reklam VerinKünyeİletişimGiriş Sayfam Yap
Ana Sayfaya Git
Yazı Karakteri Boyutu:
   
BSF'DE DEVRİM SİNEMASI FESTİVALİ
14 Nisan 2008 Pazartesi 12:10
Sovyet Devrim Sineması, genel fikrî ve estetik kaynakları ve film diline yaptığı çığır açıcı katkılar öğretim üyeleri ve öğrencilerinin sunumlarıyla BSF AKADEMİ'de konu ediliyor.

 

"Devrim Sineması Fesvivali” Haftası’nda Sovyet Devrim Sineması, genel fikrî ve estetik kaynakları ve film diline yaptığı çığır açıcı katkılar BSF Akademi’nin öğretim üyeleri ve öğrencilerinin sunumlarıyla keyifli bir film eğitimi ve film teorisi şölenine dönüşecek. Mini-festival boyunca derslere ara verilecek. Mini festivaller, Avrupa Sanat Sinemaları, Latin Amerika Sineması, Çin Sineması, Japon Sineması, İran Sineması, Afrika Sineması ve önemli yönetmenler ve akımlarla ilgili mini-festivallerle sürecek.

DEVRİM SİNEMASI’NIN ÖNCÜ YÖNETMENLERİ VE BSF ÖĞRENCİLERİNİN SUNUMLARI
“Devrim Sineması Fesvivali”nde Kuleşov, Gerassimov, Ayzenştayn, Pudovkin, Vertov, Kozintsev, Yutkeviç gibi yönetmenlerin belli başlı filmleri her gün saat 13.00’ten itibaren BSF Film Gösterimi Salonu’nda gösterilecek. Film gösterimlerinden önce ve sonra BSF Akademi Sinema-TV Okulu’nun öğretim üyeleri ve öğrencileri yönetmenler ve filmler hakkında sunum yapacaklar ve Sovyet Devrim sinemasını bütün yönleriyle tartışacaklar.

 

BSF Akademi Genel Koordinatörü Yusuf Kaplan, Devrim Sineması Festivali’yle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “BSF Akademi olarak sinema eğitimine yeni bir soluk getirmeye ve Türk Sineması’nda parlak sinemacılar yetiştirmeye çalışıyoruz. Sinema eğitimi anlayışımız, medeniyetler ve düşünce tarihinden başlıyor, estetik teorileri ve film teorilerine kadar geniş bir alana yayılıyor. Öğrencilerimize yaratıcı bir film dilinin nasıl kurulabileceğini gösterebilmek için, hem iyi bir teorik eğitim vermeye, hem de iyi bir pratik eğitim vermeye çalışıyoruyuz.” 

 EĞİTİM, TEORİ, PRATİK VE GENÇLİK PATLAMASI 
Kaplan, neden Sovyet Devrim Sineması’yla mini-festivaller dizisini başlattıkları konusunda ise şunları söyledi: “Sovyet Devrim Sineması’yla festival perdesini açmamızın üç temel nedeni var: Sinemada devrim yapan bu dönemin sinemacılarının üç temel özelliği dikkat çekiyor: Birincisi, bu yönetmenlerin hepsi de daha 20’li yaşlarından önce film çekiyorlar. İkincisi, hepsi de düşünce tarihi ve film teorisi üzerinde kafa patlatıyorlar ve önemli filmler ve teorik çalışmaları aynı ânda ortaya koyuyorlar. Üçüncüsü de, hepsi de film okulu kuruyor, dünya sinemasını, düşünce tarihini, diğer sanat türlerinin estetik imkânlarını inceliyorlar ve birbirlerini eğitiyorlar. Devrim Sineması Festivali’ni düzenlememizin temel nedeni bu. Teoriyle uğraşmadan pratik yapılamayacağını, önce, dünyaya söyleyecek bir çift söz sahibi olunması gerektiğini, ondan sonra pratiğe yönelindi zaman sinemada önemli atılımlara ve açılımlara öncülük edilebileceğini düşündüğümüz için Devrim Sineması’yla festival programımızı başlatıyoruz. Ardından Latin Amerika Sineması, Afrika Sineması, Japon Sineması, Çin Sineması, İran Sineması, Avrupa Sanat Sinemaları ve önemli akımlar ve yönetmenlerle ilgili toplu gösterilerimiz gelecek.”

 

BSF Akademi Devrim Sineması Festivali’ne sinema tutkunu ve film estetiğiyle ilginenen herkes katılabilir...

DEVRİM SİNEMASI FESTİVALİ TEORİK SUNUM PROGRAMI
Devrim Sinemasının Fikrî ve Estetik Kaynakları:
İdeografik Bir Yaklaşım /
Yusuf Kaplan
Tarihî Materyalizm ve Sosyalist Gerçekçilik / Hayrullah Erdemir (Sin-TV 2. Sınıf)
Mayakovski, Fütürizm ve Rus Formalizmi / Hüseyin Mirza Aydın (Sin-TV 2. Sınıf)
Meyerhold Tiyatrosu / Sümeyye Cansız
Kuleşov Sineması / Ayşegül Karaköse ve Zülkif Eser (Sin-TV 2. Sınıf)
Gerassimov Sineması / Murat Ünal ve Murat Çeri (Sin-TV 2. Sınıf)
Ayzenştayn Sineması  / Dr. Rıdvan Şentürk (BSF Akademi Öğretim Üyesi)
Ayzenştayn Sineması  / Melek Çavuşoğlu ve Emre Zengin (Sin-TV 2. Sınıf)
Vertov Sineması / Ümit Şafak ve Muhammed Ali Çakmak (Sin-TV 2. Sınıf)
Pudovkin Sineması / Ümmügülsüm Sarıoğlu (Sin-TV 2. Sınıf)
Kozintsev Sineması / İbrahim Tarık Taş ve Esma Özçelik (Sin-TV 2. Sınıf)
Dovçenko Sineması / Ahmet Mert Gümüş ve Emrullah Yakışi (Sin-TV 2. Sınıf) 

 
DEVRİM SİNEMASI FESTİVALİ FİLM GÖSTERİM PROGRAMI

VERTOV / KAMERALI ADAM
Hazırlayan ve yöneten: Dziga VERTOV ,
Şef Operatör: M. KAUFMAN
Montaj Yardımcısı: E: SVILOVA

"BEN SİNEMA-GÖZ'ÜM. BEN MEKANIK GÖZ'ÜM. BEN MAKİNEYİM; DÜNYAYI SADECE GÖREBİLDİĞİM KADAR GÖSTERİRİM...
BİZ GÖRÜNTÜ USTALARININ VE GÖRÜNEN HAYATIN DÜZENLEYİCİLERİNİNİN TEK İŞİ BU. BİZLER SÖZCÜKLERİN VE SESLERİN EFENDİSİ, KURGULANMIŞ HAYATIN VİRTÜYÖZLERİYİZ.
 

 

 Bu film, senaryosu dahil her aşamasıyla, başta tek bir kişinin deneysel zekası ve bir grubun başkalarına örnek olmak için verdiği karşılıksız mücadelenin bir ürünü.Filmin yapımında sinema tarihinin her türlü başarısının yanında, bir kameranın yapabildiği muhteşem değişiklikleri de görebilirsiniz.  Sanatsal drama alanında bilinen teknikleri değiştiren, hatta yıkan bir film olarak Kameralı Adam, aynı zamanda sinema ve sinema tarihine bir tür saygı olarak kabul edilmelidir. 1928 yılında Dziga Vertov, dönemin hakim sinema anlayışını baştan sona değiştirmek için yeni ve ayakları yere basan bir sinematografik düşünce geliştirmeyi dener.  Bu nedenle, Kameralı Adam, daha çok bir simge niteliği taşıyacaktır.

 

Bu simgenin temsil ettiği görüşler şöyle sıralanabilir: Vertov sineması senaryoya karşıdır; diyalog ve açıklama imlerine karşıdır; rol yapan oyunculara ve yapay dekora karşıdır. Kısacası, edebiyat ve tiyatro gibi diğer sanat dallarının gölgesinde kalmış, bağımlı bir sinemaya karşıdır. Vertov için sinema, hayatı olduğu gibi yansıtmalıdır. Sinema arzu edilen ya da hayali yaşamların iliştirildiği bir sanat değildir.  Geleneksel sinema anlayışının "sine-dram" adını verdiği anlayış, Vertov'da yerini "sinema-göz" kavramına bırakır. Zira ona göre sinema, kendi özgün ve bağımsız "bakış"ına sahip olmalıdır ve evrensel bir dil keşfedilmelidir... Kameralı Adam, işte bu heyecanları yansıtacak bir film olarak çekildi.

 

 KAMERALI ADAM FİLMİNE EK OLARAK FİLM ÜZERİNE ÇÖZÜMLEME BÖLÜMÜ VARDIR. 67 dak. S/B

VERTOV / LENİN İÇİN ÜÇ ŞARKI
Belgesel sinemanın kurucusu...

 

Israrcı, tutkulu, saldırgan, kuramcı ve militan...,  

 

Sinema-Göz akımının öncüsü..  

 

Dziga Vertov... Vertov, devrimci bir gözle hazırladığı belgesellere olağanüstü açıklayıcı ve canlı bir nitelik kazandırırdı.  Yapıtları ve kuramsal yazıları, dünya sineması üzerinde akılcı ve kalıcı bir etki yarattı. O, özelikle batı sinemasının, günümüzde döne döne yeniden keşfettiği, algılamaya çalıştığı bir belgesel sinema ustasıdır.  Lenin İçin Üç Şarkı, Dziga Vetov'un, halk sanatının kaynaklarından yararlanarak çektiği milyonlarca seyirci ile buluşan bir yapıtı.İlk şarkı "Karanlık Bir Hücreydi Yüzüm" ortaçağ karanlığında yaşayan bir kadının, devrimle birlikte yaşadığı aydınlanma, "Onu Sevmiştik" adını taşıyan ikinci şarkı, bizzat Lenin'in yaşamına adanmıştır. 
 

 

"Muhteşem Taş Kentte" şarkısında ise, yine Lenin'in birlikte yaşanan atılımlar ve kazanımlar anlatılıyor. 59 dak. S/B 

 

Yönetmen ve senaryo.....Dziga Vertov 

 

Görüntü Yönetmeni.......D.Surensky- M.Magidson-B.Monatirski  

 

Müzik........................Şaporin  

 

 

PUDOVKIN / ANA 

 

Dünya edebiyatında toplumcu gerçekçilik akımının öncüsü Maksim Gorki’nin, dünyanın tüm dillerine çevrilen ünlü romanı ANA, Sovyet sinema ustası Vsevolod Pudovkin tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Rus Çarlığı’na bağlı patronların fabrika ve atölyelerinde koşullar son derece zor ve acımasızdır. 

 

Yaşlı Vlasov, içinde bulunduğu durumu alkolle unutmaya çalışır.

 

Karısı ise gelişmelere karşı çaresizdir. Oğul Pavel, devrimci çalışmaları nedeniyle tutuklanır ve mahkum edilir. Tüm bu altüst oluşlar Pavel’in anasının bilincinde bir sıçrama yaratır. Ve Ana da, oğlu Pavel gibi sınıf mücadelesine katılır; işçi sınıfının birliği ve kurtuluşu için mücadeleye öncülük eder. Pudovkin, Maksim Gorki’nin romanındaki sevecen ve sıcak üslubu, ustalıkla sinemaya taşımıştır. 

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 87 dak. S/B

 

Yönetmen : V.Pudovkin
Senaryo : V. Pudovkin
Nathan Zarki 
Görüntü Yönetmeni : Anatoli Golovniya 

 

Müzik : Tikon Krennikov 

 

Oynayanlar: Vera Baranovskaya........Ana  

 

Nikolay Batalov...........Pavel

 

 

PUDOVKIN / ASYA ÜZERİNDE FIRTINA  

 

Ünlü Sovyet Yönetmen Vsevelod Pudovkin’in Ana ve St. Petersburg’dan sonra gerçekleştirdiği Asya Üzerinde Fırtına, stüdyo dışına çıkarak, doğa koşullarında, Asya steplerinde çevirdiği önemli bir yapıtıdır.

 

Film gösterildiği Avrupa sinemalarında büyük başarı kazanır.

 

Japonlar bu filmi sinematografinin temeli olarak adlandırırlar.

 

Öyküde Moğol asıllı olan Amogalan’ın, eski bir belgeye dayanılarak, Cengiz Han’ın torunu olduğu ileri sürülür ve kukla imparator ilan edilir. Sonunda gerçeği öğrenen Amogalan, Asya’da bir fırtına estirir.

Tarihin hiçbir evresinde görülmeyen bir dönemin, devrimin, Bolşevik Devrimi’nin ve sanatçılara açtığı sınırsız görme ufkunun ürünü bir başyapıt Asya Üzerinde Fırtına...

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 87 dak. S/B 

 

Yönetmen .....V. Pudovkin 

 

Senaryo........O. Brik, Novoşenko’nun öyküsünden 

 

Görüntü Yönetmeni.......A.Golovniya 

 

Müzik........................N.Krikov 

 

Oynayanlar: 

 

Valeri Inkizanov.........Amogalan, avcı

 

I. Inkizanov...............Baba

 

L. Dedintsev..............İngiliz Albay 

 

A. Çistiyakov.............Partizan komutanı 
Çeviri:Durmuş Akbulut

 


PUDOVKIN / ST. PETERSBURG’UN SONU
Sinemanın büyük ustası ve kuramcısı Pudovkin, Ana filmi ile kazandığı büyük başarıdan hemen sonra, Ekim devrimi kutlamalarına yetiştirmek üzere, devrimi anlatan, St. Petersburg’un Sonu adlı filmi çekmeye girişir.Her planı inceden inceye düşünülmüş, yaratıcı bir dehanın izlerini taşır bu yapıt. Pudovkin, geliştirdiği kurgu kuramını bu çalışmasında uygular.
Pudovkin’e göre, doğa ancak kurgunun üzerinde çalıştığı ham maddeyi verebilir. Yönetmen sık sık filmdeki gerçeğin yaratıcı öğesi olarak kurgunun önemine vurgu yapar. 

 

Bu arada Eisensten da Ekim’i kutlamalara yetiştirmeye çalışmaktadır.

Eisenstein ile Pudovkin’in çalışmaları, neredeyse Kışlık Sarayı hangisinin daha önce ele geçireceği yarışına dönüşür. 
Pudovkin, Aurora gemisinden Kışlık Sarayı bombalarken, Eisenstein da sarayı, St. Peter ve Pol Kalesi’nden bombalıyordu.
Bu film, bir sinema ustası ve kuramcısının görsel bir şöleni ve bir başyapıtıdır... 
Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 87 dak. S/B

 

Yönetmen .....V.Pudovkin 
Senaryo........N. Zarkhi-Vera Baranovskaya- İvna Çuvelev
Görüntü Yönetmeni.......Anatoli Golovniya   

 

AYZENŞTAYN / POTEMKİN ZIRHLISI
 

 

AYZENŞTAYN / GREV

 

Ayzenştayn’ın bu filmindeki  tutumu, yöntemi, anlatımı ve üslûbu nedeniyle Grev sinema tarihinde bir ilktir. Sinemanın Ekim'i dir.
Avrupa-Amerikan sinemasının bilinen yöntemlerine ve felsefesine cepheden karşı çıkarak, öyküyü kaldırarak, yıldızları dışlayarak; yıldızların, başoyuncuların arka planında basit bir detay olarak yer alan hiçleri, önemsizleri, figüran olarak sunulanları topyekün "başoyuncu" haline getirerek, devrimin işlevini, yani "ne işe yaradığını" kendi sinema yönteminde anlatmıştır...

 

Yönetmen..... S.M. AYZENŞTAYN / 

 

AYZENŞTAYN / EKİM

 

Sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olan Ekim, Amerikalı gazeteci John Reed’in, 1917 Sovyet Devrimi’ni anlatan ‘‘Dünyayı Sarsan On Gün, adlı ünlü romanından, Eisenstein tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Yapıt, bu nedenle romanın adıyla da anılmaktadır. S.M. Eisenstein, Ekim’de, bu olağanüstü günleri çarpıcı bir görsellikle anlatırken, devrimin anlamını ve düşünsel temelini de ortaya koyuyordu.

 

Sinema tarihinin en seçkin kuramcısı olan Eisenstein, Ekim’de kurguyu salt bir öykülemenin ötesinde, düşünceleri, kavramları -hem de soyut kavramları- anlatmada kullandı. 
Devrimci coşku ve teknik/görsel yenilikler arasında eşsiz bir denge kurdu. 
Ekim’in sanatsal değeri ve sinema diline katkıları, günümüzde özellikle sinemada dilbilim ve göstergebilim araştırmaları sonucu daha iyi anlaşıldı ve önem kazandı .
Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 99 dak. S/B

 

Yönetmen ve senaryo.....S. M.Eisenstein 

 

Yardımcı Yönetmen......G. Aleksandrov 

 

Görüntü Yönetmeni.......E. Tisse 

 

Müzik........................Şostakoviç  

 

Oynayanlar:  

 

V. N. Nikandrov.........Lenin  

 

N. Popov..................Kerenski 
 

 

AYZENŞTAYN / ALEKSANDER NEVSKİ

 

Faşizme Karşı Ulusal Direniş Destanı Sinemanın ustası Eisenstein, 1938 yılında, Batılı büyük devletlerin Hitler ile Münih Anlaşmasını yaparak, Nazi Almanyası'nı Sovyetler Birliği üzerine sürme çabasında olduğu tarihsel dönemde, Aleksander Nevski'yi Sovyet yurtseverliğini ateşlemek için gerçekleştirdi.  

 

 Aleksander Nevski 13. yüzyılda yaşamış bir Rus prensidir; Cermen kavimlerinden Töton şövalyelerinin saldırısına karşı halkı ve soyluları birleştirmiş, Cermenleri bozguna uğratarak yurdunu savunmuştur. Eisenstein, 1938 yılında, yıldırım savaşlarına hazırlanan Hitler'e, 13. yüzyılın derinliklerinden Aleksander Nevski ile sinema diliyle bir mesaj ve bir kararlılık bildirisi iletmiştir.

 

Eisenstein, Lenin ve Stalin'in Tarihsel Materyalist tavırlarını sinemaya uygulayarak, Rusya'nın ilerici tarihine sahip çıkarak, Nazizme karşı anti-faşist sinemanın bir başyapıtını ortaya çıkarır. 

 

Kavurucu temmuz sıcağında yaratılan, donmuş Peypus Gölü üzerindeki olağanüstü savaş sahnesi sinema tarihine geçmiştir.  

 

 Eisenstein ve filmin müziğini yapan Prokofiev, Aleksander Nevski'nin her karesini marksist tarihçilik ve sanat duyarlılığı ile dokumuşlardır.Eisenstein'in, filmin gösterime girmesiyle yazdığı yazısının başlığı şöyleydi:  “Konum, Yurtseverliktir” 

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 110 Dak. S/B 

 

Yönetmen .....................S. M.Eisenstein  

 

Senaryo.........................S.M.Eisenstein, Piotr A.Pavlenko  

 

Yardımcı Yönetmen........ . Dimitri Vasiliyev  

 

Yönetmen Yardımcıları........N.Maslov, Boris İvanov 

 

Görüntü Yönetmeni..........E. Tisse  

 

Müzik...........................S. Prokofiev 

 

Oynayanlar:  

 

Nikola Çerkasov.............. Prens Aleksander Yaroslaviç Nevski  

 

N.Okpalov.......................Vasili BUSLAY  

 

Aleksander L.Abrikosov.......Gavrilo Oleksiç  

 

Türkiye'de ilk gösterimi 1939 da Şimal Hücum Taburu adıyla gösterilmiştir.  

 

AYZENŞTAYN / KORKUNÇ İVAN-1 
Korkunç İvan, sinemanın büyük ustası Eisenstein’ın her zaman değerini sürdüren, en son ve en anıtsal yapıtıdır. Eisenstein bu filminde, bütün sanatların öğelerini toplamış, bunları birbirleriyle kaynaştırarak, sinemayı bütün sanatların bileşkesini sağlayan bir araç durumuna getirmeyi amaçlamıştır.
Korkunç İvan’da, bir devlet kurucusunun her alanda verdiği savaşımı anlatılmaktadır. Devlet kurma uğruna yüksek bedeller ödemekten çekinmeyen olağanüstü bir kişiliktir, İvan. Devleti soyup talan eden, parmağında oynatan, iktidarı vermek istemeyen ve kukla bir çara razı olan boyarlarla savaşım; dış düşmanlar ve işbirlikçileriyle savaşım; ülkeyi soylularla birlikte soyan ve yönetmek isteyen kiliseyle savaşım; bunun sonucunda da böylesine ağır bir yükün altında ezilen İvan’ın bizzat kendisiyle savaşımı, bu yapıtta bir ruhbilim incelemesine dönüşmektedir.
Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır.

1945
95 dak. S/B
Yönetmen ve senaryo…..S. M.Eisenstein
Yönetmen Yardımcıları:Boris Svesnikov, Lev Aronoviç İndenbom,Vera Kuznetsova
Görüntü Yönetmeni…….E. Tisse (Dış Çekimler)
Andre Moskvin (İç çekimler)
Müzik…………………...S. Prokofiev
Oynayanlar: Korkunç İvan…..N.Çerkasov
Çariçe Anastasya Romanova…….Ludmila Tselikovskaya
Evfrosinya Staritskaya, İvan’ın Halası………Serafina Birman
Vladimir Andreyeviç Staritski, Evrosinya’nın oğlu….Mikail Nazvanov
Türkiye’de ilk gösterimi Nisan 1966 ‘da Sinematek Derneği’nde gerçekleşmiştir 

 

AYZENŞTAYN / KORKUNÇ İVAN-1: BOYARLARIN DÜZENİ 

 

 

İki bölüm olarak tasarlanan Korkunç İvan'ın ilk bölümünü bir yılda bitiren Eisenstein, 1945 yılında ikinci bölüm olan Boyarların Düzeni'ni bitirdi. Film, Korkunç İvan'ın müziklerini hazırlayan, müziğin ustası Prokofiev'i, sinemanın ustası Eisenstein ile buluşturuyordu. 
 

 

Bunun sonucunda iki temel anlatım aracının birliği ve karşılıklı eyleminin sonucu olan yeni bir sanatın, görsel-işitsel sanatın bir ürünü olarak Korkunç İvan, anıtsal bir başyapıt olarak ortaya çıktı. 

 

 

Eisenstein, Boyarların Düzeni'nin son yarısını renkli çekti. 

 

 

Renk kavramını da kurgu kuramının, çoksesli kurgu kuramının, içine yerleştirdi. 

 

Sinema ve renk ilişkisinde, rengi de müzik gibi dramatik bir etken olarak kullandı.

10 Şubat 1948 yılında öldüğünde son çalışması “Sinemada Renk Üzerine” yarım kalmış bir incelemeydi ve şu tümcede kalmıştı:  “...Bundan dolayı şimdi Korkunç İvan'ın renkli olmasında özellikle dayandığım ilkeyi kısaca açıklayacağım...”

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 81 Dak.  S/B ve RENKLİ

 


Yönetmen ve senaryo.....S. M.Eisenstein 
Yönetmen Yardımcıları:Boris Svesnikov, Lev Aronoviç İndenbom,Vera KuznetsovaGörüntü Yönetmeni.......E. Tisse (Dış Çekimler)
Andre Moskvin (İç çekimler) 
Müzik........................S. Prokofiev 
Bale yöneticisi..............R.Zakarof
Oynayanlar:
Korkunç İvan.....N.Çerkasov
Çariçe Anastasya Romanova.......Ludmila Tselikovskaya
Evfrosinya Staritskaya, İvan'ın Halası.........Serafina Birman 
Vladimir Andreyeviç Staritski, Evrosinya'nın oğlu....Mikail Nazvanov 
İvan Vasilyeviç'in Çocukluğu.................Erik Piriviyev
Polonya Kralı Sigismond............Pavel Masalski 
Polonyalı bir kadın...............Anna Golşanski
Türkiye'de ilk gösterimi Nisan 1966'da Sinematek Derneği'nde gerçekleşmiştir.

 

AYZENŞTAYN / YAŞASIN MEKSİKA! 

 

Yaşasın Meksika, Eisenstein'ın “bitmemiş başyapıt”ıdır.

Eisenstein, yapıtlarında uzun süre birlikte çalıştığı yardımcı yönetmen Grigori Aleksandrov ve görüntü yönetmeni Edvard Tisse ile sesli filmi incelemek için gittikleri yurtdışı gezisinde, A.B.D'li yazar Upton Sinclair ile Meksika'da bir film çevirmek üzere anlaşır. 
 

 

Yapımcılığı üstlenen Sinclair, politik kaygılar sonucu yapımı durdurur ve filmin dördüncü bölümü çekilemez. Eisenstein, filmin negatiflerini ele geçiremediği için kurgusunu da yapamaz. Yaşasın Meksika, Amerika kıtasının bulunuşunun çok öncesinden başlayıp 1930'lara dek uzanan bir destandır. Eisenstein, öyküler arasında kronolojik bir sıra gözetmeden, çekim sırasında rastlantılara ve buluşlara açık bir senaryo ile çalışmıştır. Yaşasın Meksika'nın en önemli özelliği, görüntülerin olağanüstü güzelliği ve yönetmenin erotizme en çok yer verdiği yapıtı olmasıdır.

 

Yapıt bir önsöz, dört öykü ve bir sonsözden oluşmaktaydı.Birinci öykü “Sandunga”, Meksika'nın henüz anaerkil dönemini yaşayan en eski uygarlığında, Concepcion'un genç kızlığa adım atışını, nişanlısını seçebilmek için çeyiz düzmesini ve ana oluşunu anlatır.

İkinci öykü “Maguey”, Porfirio Diaz diktatörlüğü dönemindeki yoksul köylülerin ayaklanmasını ve bunların acımasızca öldürülüşünü ele alır. Üçüncü bölüm “Fiesta”da İspanyol sömürgeciler dönemindeki yaşam canlandırılır.  Dördüncü bölüm “Soldera” çekilemeyen bölümdür; 1910 Meksika Devrimi ve kadınların devrimde oynadıkları rolü yansıtmaktaydı.

 

Sonsöz, filmin çevrildiği günlerdeki Meksika'nın geleceğe dönük yüzünü yansıtır.
Bu arada, ölüm ile yaşamın bir arada ele alındığı; ölümün yaşamı, yaşamın ölümü izlediği “Ölüm Günü “ şenlikleri de anlatılır. Kurgusunu yapamadığı ve çekilemeyen bölümüyle, “bitmemiş başyapıt”Yaşasın Meksika'a, Eisenstein'a derin acılar verir.

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır.  

 

84 Dak. S/B
Yönetmen .....................S. M.Eisenstein 

 

Senaryo.........................S.M.Eisenstein 

 

Yardımcı Yönetmen......... G.Aleksandrov 

 

Görüntü Yönetmeni..........E. Tisse 

 

Kurgu...........................Jay Leda   

 

Oynayanlar:  

 

Isabel Villasenor..............Maria 

 

Martin Hernandez............Sebastian 

 

Ayrıca, amatör oyuncular, Meksika'nın çeşitli yörelerinin halkı,  

 

Tetlapayac çiftliğinin sahibi Julio Saldivara ile muhafızları, boğa güreşçisi David Liceaga kendi rollerini canlandırmışlardır.  

 

ALEKSANDROV / DÜNYAYI SARSAN ON GÜN 

 

Yönetmen .....Grigori Aleksandrov, Norman Swallow
Senaryo........David Naden, Judy Seymour, FilippoOttoni 
Müzik.......................S.S.C.B Devlet Film Orkestrası
 

 

Dünyayı Sarsan On Gün, tüm yönleriyle Sovyet Devrimi'nin canlı tanıklığını yapan bir sarsıcı bir yapımdır.

 

Bu filmde, gerçek tanıklar ve görüntülerle, Rus tarihinin Çarlık despotizminden Bolşevik Devrimi'ne doğru akan zaman dilimindeki tüm evreleri ve olayları anlatılmaktadır.  

 

Filmde, Çarlığın baskı ve zorbalığı, halkın durumu, saray entrikaları, Rasputin, Kanlı Pazar, sosyal-demokratların tarihsel işlevi, Menşevikler/Kerenski, Lenin ve teorisi ve işçi sınıfı artı Bolşevik Partisi, eşittir devrim denklemi yer almaktadır.

 

Bu yapımın İngilizce kopyası ünlü sanatçı Orson Welles tarafından seslendirilmiştir.

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır.

 

87 dak. S/B 
 

 

DONSKOV / MAKSİM GORKİ: ÇOCUKLUĞUM

 

Çocukluğum, Maksim Gorki’nin dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan üç kitaplık yaşam öyküsünün ilk bölümüdür. Sovyet yönetmen, M. Donksoy tarafından sinemaya uyarlanan Çocukluğum’da, Gorki kendi çocukluk yaşamının ekseninde, Rus halkının geçmişte yaşadığı zorlukları, acıları ve paylaşımı anlatmıştır.

 

Bir çocuğun küçük penceresinden yaşananları abartısız bir dille yansıtmaktadır. “Çocukluğum”, “Ekmeğimi Kazanırken” ve “Benim Üniversitelerim” den oluşan otobiyografik üçlemesi, tüm zamanların en çok okunan eserleri arasındadır.

 

Maksim Gorki’nin eserlerinin bir çoğu ve üçlemenin tamamı, tiyatroya uyarlanmış dünya ve Türkiye tiyatrolarında sahnelenmiştir.  

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 99 dak. S/B

 

Yönetmen : ...............Mark Donskoy 
Senaryo:................... İliya Gruzdev 
Görüntü Yönetmeni:.......P.Yermolov ve İ.Malov 
Sanat Yönetmeni: ..........I.Stepanov 
Müzik........................L.Şvartz 
Oynayanlar: 
Aleksey Peşkov/Maksim Gorki......... 
N. Valbert Nikiforiç :..................L.Sverdin
Çeviri:Durmuş Akbulut 
 

 

DONSKOV / MAKSİM GORKİ: EKMEĞİMİ KAZANIRKEN
Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki’nin dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan üç kitaplık yaşam öyküsünün İKİNCİ bölümüdür.

 

Maksim Gorki’nin edebi olgunluk çağı ürünlerinden olan “Çocukluğum”, “Ekmeğimi Kazanırken” ve “Benim Üniversitelerim” yazarın kendisinden çok çevresi üzerinde durduğu, iç gözlemlere yer verdiği ender otobiyografik romanlardan biri, aynı zamanda Gorki’nin gözlemciliğiyle anlatım yeteneğinin doruğa ulaştığı bir başyapıtıdır.

 

 Maksim Gorki’nin eserlerinin bir çoğu ve üçlemenin tamamı, tiyatroya uyarlanmış dünya ve Türkiye tiyatrolarında sahnelenmiştir.. Ekmeğimi Kazanırken, Sovyet yönetmen, M. Donksoy tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır.

 

100 dak. S/B

Yönetmen : ...............Mark Donskoy

 

Senaryo:....................İliya Gruzdev

 

Görüntü Yönetmeni:.......P.Yermolov, İ.Malov

 

Sanat Yönetmeni: ..........I.Stepanov

 

Müzik........................L.Şvartz

 

Oynayanlar:

 

Aleksey Peşkov/Maksim Gorki.........Aleksey Liyarski  

 

Anneanne Akulina İvanova..............Varvara Massalitinova
Büyükbaba Kaşirin........................Mihali Troyanovski

 

Çeviri:Durmuş Akbulut 

 

 

DONSKOV / MAKSİM GORKİ: BENİM ÜNİVERSİTELERİM 

 

Benim Üniversitelerim, Maksim Gorki’nin dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan üç kitaplık yaşam öyküsünün son bölümüdür.Çocukluğum”, “Ekmeğimi Kazanırken” ve “Benim Üniversitelerim” den oluşan otobiyografik üçlemesi tüm zamanların en çok okunan eserleri arasındadır.Maksim Gorki’nin eserlerinin bir çoğu ve üçlemenin tamamı, tiyatroya uyarlanmış dünya ve Türkiye tiyatrolarında sahnelenmiştir.

 

 Sovyet yönetmen, M. Donksoy tarafından sinemaya uyarlanan Benim Üniversitelerim’de Gorki, okuma aşkıyla yanıp tutuşan on altı yaşında yersiz yurtsuz delikanlı iken üniversite kenti Kazan’a gelmiş ve yaşam üniversitesinin çetin sınavlarından geçerek kendi kendisini yetiştirmiştir. Yaşamın acı veyoksulluk içinde geçen bu dönemi , ilerde gerçekçi bir yazar olmasında önemli bir rol oynayacak olan zengin deneyimler, renkli serüvenlerle delikanlılık dönemini dile getirir.  

 

 

Benim Üniversitelerim, insan tipolojisi açısından tam bir çeşitlilik sunar. Örneğin fırın sahnesinin öne çıkan karakteri olan patron Semyenov, unutulmaz bir yalınlıkta ve mükemmellikte işlenir.  

 

Bu film, Maksim Gorki’nin gerçek yaşamıyla neredeyse bire bir örtüşür. 
Bu nedenle, karakterlerin sağlamlığı ve gelir dağılımlarındaki dengesizliğin abartısız verilişi, çarpıcı bir gerçekliğe denk düşer.  

 

Bir toplumsal gerçekçi edebiyat başyapıtı ve başarılı bir sinema uyarlaması.

 

Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır. 95dak. S/B 

 

 

Yönetmen : ...............Mark Donskoy 

 

Görüntü Yönetmeni:.......P.Ermolov 

 

Sanat Yönetmeni: ..........I.Stepanov 

 

Müzik........................L.Şvartz  

 

Oynayanlar:  

 

Aleksey Peşkov/Maksim Gorki.........N. Valbert 

 

Nikiforiç :..................L.Sverdin  

 

Çeviri:Durmuş Akbulut

 



DZIGAN / KRONSTADT'LIYIZ
1919 yılından itibaren, beyazlar, genç Sovyet iktidarına dört bir yandan saldırır.

Bolşevikler bu sefer, devrimi savunmak için savaşmaya başlarlar. Kronstadt'lı denizciler, gemilerini terk ederek, kasaba ve kentlerini beyaz rejim artıklarının, saldırısından korumak için savaşırlar.

 

İç Savaş'ta yaşanan tarihsel olaylar, Biz Kronstadt'lıyız filminde yeniden yaratılır.
Bu film, kendi dönemindeki yapımlardan, biçem olarak, ayrılır. 
 

 

Sovyet sinemasının genel tarzı olan, doğalcı anlatım yerine, sinema adına, filme daha işlevsel bir akış katma denemesidir.

Filmde, günümüzde kullanılan lirik anlatımlı sahneler bulunmaktadır.ssız sokaklar, rüzgarın tiz bir uğultuyla esişi, oynayan çocuklar, küçük bir askeri bandonun verdiği veda partisi vb...

 

Film, bu anlamda, şiirsel sinemanın gerçek ruhunu yansıtır. 1936 yılında çekilen Biz Kronstadt'lıyız, Sovyet sinemasında olduğu kadar dünya sineması içinde de önemli bir yere sahip, dönem filmidir. 
Görüntü ve sesleri Digital Kültür tarafından onarılan yapıt, eksiksiz çeviri ve duru bir Türkçeyle sunulmaktadır.


Yaşlı ve üzgün partizan, Petrograd köprüleri altında gecenin geç saatlerinde hala yanan ışıklardan, limanın ışıklarına doğru gürültüler çıkararak ilerlediğinde, "Biz Kronstadt'lıyız" filmi beyinlerimize silinmemek üzere yerleşti .-Graham Greene

 

Yaşlı ve üzgün partizan, Petrograd köprüleri altında gecenin geç saatlerinde hala yanan ışıklardan, limanın ışıklarına doğru gürültüler çıkararak ilerlediğinde, "Biz Kronstadt'lıyız" filmi beyinlerimize silinmemek üzere yerleşti. Graham Greene 88 dak. S/B

 

Yönetmen .....Yefim Dzigan
Yardımcı Yönetmen......G.Berezko
Görüntü Yönetmeni.......N.Naumov-Ştraz 
Müzik........................Nikolay Kriyukov 
Oynayanlar: 
Vasili Zayçikov........Parti komiseri 
Grigori Buşuyev.......
B.Livanov................Bakan Tereşçenko 
Ayrıca ordu, donanma ve Leningrad halkından binlerce figüran. 
Çeviri:Durmuş Akbulut  

 

 

Yukarı Git
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Çıktı Al
A. Gül'ün Türkiye-Ermenistan maçı için Ermenistan'a gitmesi iki ülke ilişkilerini nasıl etkiler?
Etkilemez
Olumsuz
Olumlu
    Tiraj
    05.09.2008
    1- POSTA
    656.497
    2- ZAMAN
    652.320
    3- HÜRRİYET
    527.420
    4- SABAH
    389.971
    5- P.FOTOMAÇ
    326.889
    6- FANATİK
    288.012
    7- TAKVİM
    213.999
    8- MİLLİYET
    193.593
    9- VATAN
    181.073
    10- AKŞAM
    174.193

Y