UĞUR DÜNDAR, MİRASINA GÖLGE DÜŞÜREN İDDİALARA SERT ÇIKTI!!!
11 Mayıs 2008 Pazar 21:11
Uğur Dündar, kendisini haber aşırmakla suçlayan Arena'nın eski İstihbarat Şefi Ulvi Yanardağ'ın iddialarına bakın nasıl yanıt verdi?
Kanal D'de Güneri Civaoğlu'nun programına konuk olan Uğur Dündar, bir döneme damgasını vuran olayı ortaya çıkardıktan sonra gazeteye atılan manşetin kendisi için değerini 'Çocuklarıma bırakacağım miras' olarak adlandırmış, Dündar'ın kırk yıllık arkadaşı ve o meşhur haberin yapıldığı dönemdeki istihbarat müdürü Ulvi Yanardağ buna itiraz etmişti.
Ulvi Yanardağ,"rüşvetin belgesi" olarak adlandırılan şifreli defteri kendisine getirenin kırk yıllık bir arkadaşı olduğunu iddia ederek,"Defteri Uğur Dündar'a verdim, o da gitti İsviçre'de bir banka önünde fotoğraf çektirdi.Buna o dönem Arena'da çalışan gazeteciler şahittir" demişti.
Uğur Dündar,Yanardağ'a itirazını Arena Haber'in internet sitesi aracılığıyla verdi.
İşte Uğur Dündar'ın Ulvi Yanardağ'a cevabı...
ARENA HABER, RÜŞVETİN BELGESİNİ KİMİN BULDUĞUNU, TARİHE NOT DÜŞÜYOR…
Hafızası ve yüreğinin fena halde yanılttığı ulvi (!) gazeteci diyor ki:
“Engin Civan”ın rüşvet hesaplarını kaydettiği not defterini ben buldum!.. İsviçre”deki rüşvet hesabının belgesi de defterin içindeydi, Uğur Dündar bu belgeyi alıp İsviçre”ye gitti, bankanın önünde bir fotoğraf çektirdi!”
Olmaz ki, bu kadar da atılmaz ki!
Engin civanın şifreli rüşvet notlarını yazdığı defterin alınmasında ulvi (!) gazetecinin rolü, aracılık etmekti! Defter Uğur Dündar”ın yarattığı güven duygusu nedeniyle bizzat Dündar”a teslim edildi. Bu işlem sırasında her ikisi birlikteydi. Ulvi (!) gazetecinin söylediği gibi içinde İsviçre bankasındaki gizli rüşvet hesabının belgesi falan da yoktu!…
Uğur Dündar defterdeki şifreleri çözebilmek için ekibiyle günlerce adeta şifre uzmanı gibi uğraştı.
X X X
İsviçre”deki gizli hesaplar konusu ayrı bir dosyadır ve bu defterle hiçbir ilgisi yoktur…
Yeri gelmişken onun da öyküsünü anlatalım:
Zürih”te yaşayan ve bu gizli rüşvet hesabının açılmasında Selim Edes ile Engin Civan”a aracılık eden bir Türk”e ulaşıldı.. Aydın Özdalga bu amaçla birkaç kez İsviçre”ye gitti ve bu kişinin ekibimize güven duymasını sağladı. Özdalga”nın yoğun çabalarıyla belirli bir zemin yaratıldıktan sonra, Uğur Dündar devreye girdi. Ancak aracı Türk kolay kolay ikna olmuyordu. Dündar da tam üç kez Zürih”e uçtu. Dündar ayrıca İstanbul”a gelen bu haber kaynağını özel olarak ağırladı. Ve sonunda Dündar”ın kişiliğine güvenen haber kaynağı, Zürih”teki bankanın muhasebe servisindeki dostları aracılığıyla rüşvetin belgesinin fotokopisini çıkartıp, Uğur Dündar”a teslim etti. Dündar da belgeyi eline alıp o ünlü fotoğrafı çektirdi.
X X X
Hikaye bundan ibarettir.
Peki ulvi (!) gazeteci yıllar sonra ortaya çıkıp niçin böylesine sallamış olabilir?
Eeeee, burası medya dünyası!..
Medya dünyası başka dünyalara benzemez!..
Uğur Dündar sayesinde yıllarca paraları cebe indirirken ulvi (!) gazeteciye göre “En büyük, en dürüst, en cesur, en etik, en babayiğit, en….en….gazeteci UĞUR DÜNDAR”dır, UĞUR DÜNDAR”dan başka büyük yoktur!
Ama sıra yolların ayrılmasına gelince, UĞUR DÜNDAR anında
“En kötü!” oluverir!..
Ne diyelim?
Allah kimseyi acınacak bir “looser” durumuna düşürmesin!