Reklam VerinKünyeİletişimGiriş Sayfam Yap
Ana Sayfaya Git
Yazı Karakteri Boyutu:
   
07 Ağustos 2008 Perşembe 09:08
  Seyhan Sevinç
  
Anayasa Mahkemesi kararı kime yarar sağlar?

     Son yazımız özetle şöyle bitmişti: Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkında verdiği karar kime yarar?
     Öyle ya…
     Ak Parti'nin eli kolu bağlı artık…
     Çünkü "laiklik karşıtı odak olma" iddiası iktidar partisini tam bir çıkmazın içine sürüklemiştir.
     Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık türünden bir durum var ortada…
     İktidar partisi şimdiye kadar onca engellemeye rağmen çok büyük işlere imza attı. Sağlık, eğitim, altyapı gibi konularda yaptığı yatırımlar takdire şayandır.
     Fakat…
     Şu var ki AK Parti, şimdiye kadar karnesine bir artı olarak kaydedilen bütün o icraatların meyvesini 22 Temmuz seçimlerinde topladı.
     Duble yol, hastanelerden eşit yararlanma hakkı, ücretsiz ders kitapları vs. gibi icraatlar bir önceki seçim sürecinde fazlasıyla kullanıldı ve halk da bu nedenle onu iktidar partisiyken bile, yüzde 34'ten yüzde 47'lere taşıdı.
     Şimdi artık yeni bir döneme girildi…
     AK Parti önümüzdeki seçimlerde, bundan sonra yapacakları ve yapmayacakları dikkate alınarak seçmen tarafından değerlendirilecektir.
     O nedenle…
     AK Parti'nin daha ilk seçimden itibaren hep çözeceğini söylediği ama bir şekilde çözümsüz bıraktığı başörtüsü sorunu, katsayı adaletsizliği vb. sorunlar çok daha önem kazanacaktır.
     Hali hazırda AK Parti'nin eli kolu bağlı ya…
     İşte bu, bazı partileri hiç de tahmin edemeyecekleri kadar avantajlı konuma soktu.
     Kim onlar?
     SP, MHP, BBP, ANAP ve DYP… Ve elbette Abdullatif Şener'in başlatacağı hareket!
     Şimdi tek tek kim ne kadar şanslı ona bakalım:
     İşte önce sondan başlamakta fayda var.
     Abdullatif Şener'in başlattığı Yeni Oluşum Hareketi bu avantajı kullanabilecek mi?
     Kullanırsa ne kadar şanslı olur?
     Bir önceki yazıda Abdullatif Şener'in pek de bir şansının olmadığını söylemiştik… 
     Şener yanlış yerden başladı. Tıpkı Ali Müfit Gürtuna gibi… Sahi Turkuaz Hareketi'ni hatırlayanınız var mı? Benim bu sürece dair aklımda bir tek birçok sorunu çözeceği ve herkesi kucaklayacağı iddiasıyla ortaya çıkan Ali Müfit Gürtuna'nın eşi Reyhan Hanım'ın önce başörtüsü üzerine fötr şapka giymesi, ardından da başörtüsünü bütünüyle çıkarması kaldı. Turkuaz Hareketi'nin en bariz sonucu oydu.
     Turkuaz Hareketi partileşemeden bitti. Şener'in Yeni Oluşum Hareketi bakalım nasıl olacak? 
     Neyse…
     ANAP ve DYP'ye gelince…
     27 Nisan muhtırası döneminde verdikleri kötü sınavdan dolayı her iki parti de demokrasi sınavından "çakmıştı."
     22 Temmuz'dan sonra da pek iyi hazırlanmadılar gibi… Önümüzdeki seçimler bu iki parti için bütünleme sınavı olacaktır. Onların herhangi bir avantajı kullanmak şöyle dursun, sıfırdan yeni bir imaj çalışması yapmaları gerekir.
     Peki ya BBP?
     Türkiye'nin şuan içinden geçtiği süreç BBP açısından çok talihsiz bir süreçtir.
     Bu ülke pek inanılır gibi olmasa da kendi karanlık, kirli geçmişiyle yüzleşmeye çalışan bir ülkedir.
     Geçmişi Muhsin Yazıcıoğlu'nu bırakmıyor maalesef… Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı vs. yetmezmiş gibi…
     Yeni jenerasyon Çatlılar olarak öne çıkan Yasin Hayaller, Erhan Tunceller, Ogün Samast'ların ismi de bir şekilde gelip Muhsin Yazıcıoğlu'na yapıştı.
     Yazıcıoğlu, bu isimlerin kendi partileriyle bir ilişkisinin olamayacağını söyleyip durmaktan başka işlere pek fırsat bulamıyor ki…
     Peki ya MHP?
     MHP, 1999 seçimleri öncesinde iktidara geldiğinde başörtüsünü "Ürkekçe değil, erkekçe" çözeceğini vaat etmişti. Antalya'dan bir de başörtülü milletvekili adayları da vardı, adı Nesrin Ünal'dı.
     Herkes "ürkekçe değil, erkekçe çözümü" merakla beklerken bir de baktık ki MHP, tereyağından kıl çeker gibi sorunu çözmüş…
     Nesrin Ünal, TBMM'nin kapısında başörtüsünü çıkardı ve sorun çözüldü. Ne kolay değil mi?
     Tabii ki bunun MHP'ye faturası ağır oldu.
     Bir devre kırmızı kartla saha dışında tutulan MHP, ancak 22 Temmuz'da yeniden Meclis'e girebildi.
     Ve aynı MHP, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İspanya'da yaptığı, "Velev ki siyasi simge olsun" açıklamasının ardından hükümete bu sorunu çözme teklifi götürdü.
     Sonunda yasal düzenleme yapıldı ama...
     Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya bunu fırsat bilerek iddianame hazırlamaya giriştiği sırada…
     MHP'li Deniz Bölükbaşı'nın, "Ak Parti'nin kapatılmasına yol açacak bir tuzak olarak planlamıştık başörtüsü serbestisini" şeklinde bir açıklama yaptığı basına yansıdı…
     Sonra Deniz Bölükbaşı'nın onu çok içkili olduğu bir anda söylediği falan kamuoyuna açıklandıysa da…
     MHP bir kez daha çözdüğü başörtüsünü ayaklarına dolamış oldu.
     Fazla söze gerek var mı?
     Ya Saadet Partisi?
     Bu anlamda en şanslı görünen parti SP'dir. SP, AK Parti'yi bu sorunları söz verdiği halde çözmediği gerekçesiyle hep sert bir şekilde eleştiriyordu. 
     Şimdi eleştiri dozunu çok daha arttıracaktır. 
     AK Parti, 22 Temmuz'dan önce şöyle bir propaganda yapmıştı: "Şimdiye kadar ekonomi, sağlık, eğitim gibi sorunları çözdük. Ama önümüzdeki iktidar döneminde başörtüsü, katsayı vs. gibi sorunları çözeceğiz"
     Fakat çözme ihtimali şuanlık pek yok gibi ya… Seçmen bu verilen sözleri sormayacak mı?
     Sorar elbette…
     O nedenle SP'nin eline, AK Parti'ye kaptırdığı tabanını yeniden kazanmak için büyük bir fırsat geçmiş gibi görünüyor değil mi?
     İlk bakışta öyle görünse de, öyle değil işte…
     SP'nin liderlik sorunlarını falan her şeyi bir tarafa bırakalım şimdi.
     Süreç diyoruz ya…
     Süreç SP'den değil, AK Parti'den yanadır yine... 
     Türkiye'de son birkaç yıldır gündemde olan iki çok önemli konu var. Görünen o ki önümüzdeki seçimlere kadar da bu iki konu güncelliğini korumaya devam edecektir.
     Nedir onlar?
     Darbe ve derin devlet tartışmaları…
     SP ve AK Parti açısından bu iki konu özelinde süreci değerlendirelim bakalım, ne çıkar ortaya?
     Bu yapacağımız değerlendirmeyi normal vatandaşın da fazlasıyla yaptığından o kadar eminiz ki… 
     SP'nin devamı olduğu RP, 28 Şubat kararlarına karşı direnmemiş, o kararları onaylamıştı. Ve postmodern darbeye geçit vermişti.
     AK Parti ise, 27 Nisan muhtırasına karşı durdu ve çok sert bir yanıtla karşı tavır sergiledi.
     SP'nin devamı olduğu RP, Susurluk Skandalı için fasa fiso demişti.
     AK Parti ise, Türkiye'nin en büyük derin devlet operasyonunu başlatan ve üzerine giden parti oldu.
     Yani SP, başörtüsü ve katsayı falan deyip AK Parti'nin üzerine giderse de pek başarılı olamayacaktır.
     Çünkü bu halkın artık bir belleği var… Darbe ve derin devlet tartışmaları diri kaldıkça, SP'nin AK Parti'ye karşı pek bir şansı yok gibi.
     SP de bu anlamda bir alternatif olamayacağına göre bütün oylar yine AK Parti'ye mi gidecek yani?
     Hayır…
     AK Parti eğer o tabandan oy almak istiyorsa, artık hiçbir bahanenin ardına saklanamayacağını iyi biliyor olmalıdır.
     O nedenle AK Parti gelecek seçimi garantilemek istiyorsa sadece başörtüsü ve katsayı sorununu değil, bütün sorunlara toptan çözüm imkânı sunacak kalıcı ve inandırıcı bir icraat gerçekleştirmelidir.
     Nedir o peki?
     Dünya standartlarında demokratik bir sivil anayasa elbette…
 

Yukarı Git
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Çıktı Al
Toplam (1) adet yorum yapılmıştır
Talha Akkurt   Mükemmel
Seyhan Bey, bütün yazılarınızı okudum. Çok güzel tespitleriniz var. Başörtüsü ancak yasal bir düzenlemeyle çözülebilir. Hükümetin artık başta seçeneği yok.
Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye'nin en iyi gazetesi sizce hangisidir?
Posta
Zaman
Hürriyet
Sabah
Fotomaç
Fanatik
Takvim
Milliyet
Vatan
Akşam
Sözcü
Türkiye
Güneş
Star
Yenişafak
Cumhuriyet
Fotospor
Yeniçağ
Vakit
Foto Gol
Milli Gazete
Şok
Yeni Asır
Bugün
Radikal
Taraf
Tercüman
Referans
Yeni Asya
Ortadoğu
Evrensel
Birgün
Dünya
Yeni Mesaj
Todays Zaman
T. Daily News
Hürses
Önce Vatan
    Tiraj
    16.09.2008
    1- POSTA
    638.247
    2- ZAMAN
    628.636
    3- HÜRRİYET
    535.574
    4- SABAH
    384.715
    5- P.FOTOMAÇ
    262.763
    6- FANATİK
    227.174
    7- TAKVİM
    212.098
    8- MİLLİYET
    203.294
    9- VATAN
    193.712
    10- AKŞAM
    171.981