Reklam VerinKünyeİletişimGiriş Sayfam Yap
Ana Sayfaya Git
Yazı Karakteri Boyutu:
   
21 Ağustos 2008 Perşembe 09:40
  Seyhan Sevinç
  
Tatil bitti!!! Lakin...
     Kendime söz verdiğim gibi çıktım o dağa... Saçlarımı rüzgârda savurdum. Onun uzaklardan getirdiği sesleri anlamaya çalıştım...
     Kulak verdim çığırdığı türküye...
     Mutlu mu oldum, mutsuz mu bilemedim.
     Bağıracaktım hani...
     Lakin içimden bağırmak da gelmedi.
     Çünkü...
     Sinemi rüzgâra açtığımda hicran doldu içime!
     Hüzün boşaldı üzerime üzerime...
     Çok değil, bir yıl önce her şey farklıcaydı.
     Hey gidi, heyyy!!!
     Tatil genel anlamda çok verimli geçti. 
     Yeniden barıştım hüzünle... Acının ellerine tutundum, gezindim zaman tünelinde...
     Bir yıl öncesine gittim, o her şeyin bittiğini düşündüğüm o geceye...
     Sonra...
     Şimdi'ye geldim usulca...
     Sonra...
     Kederli bir akşam vakti gönlümü acıyla demledim.
     Sabahında ise...
     Onulmaz bir acının anıtını diktim kendi ellerimle...
     Bu tatil çok başkacaydı.
     Bitti!
     Gülmek ve ağlamak, üzülmek ve sevinmek kardeş mi acaba?
     Bu tatilde bunları düşünme fırsatım da oldu.
     Erken gelen bir ölümün yasıyla yıkanmış bir evde (Komşumuzun taziye evinde) yakaladığımız bir kelime tatilin belki de tek keyif veren eğlencesiydi.
     "Lakin!"
     Bu kelime ne kadar da tılsımlı bir sözcükmüş böyle...
     Tatil boyunca hemen her müzipliğimize meze yaptığımız bu kelime, o melankolik hava içerisinde bize sunulan tek dal sigara gibiydi.
     Hani çektikçe içinizde hüznü boğup beyaz bir dumanla boşalttığınız o sigara gibi...
     Ne vakit kasvet çökse "lakin" yetişti imdadımıza...
     Lakin'i ne çok kullanır, ona ne çok sığınırız değil mi?
     Mesela şu cümleyi ne çok kurmuşuzdur: "Düşlediğim hayat bu değildi... Lakin... Olmadı"
     Evet, olmuyor!
     Bu tatilde bir kez daha anladım ki...
     Hayat bir trajedidir aslında...
     Acıyla başlayan ve acı biten bir trajedi.
     Lakin dikeniyle birlikte gülü de var.
     Parmağımızı önce dikene batırmalı sonra da gülü koklamalıyız!
     İşe gülü sevmekle başladığımız içindir belki de bir türlü mutlu olamıyoruz!
     Mutlu olmak ertelememektir.
 
Yukarı Git
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Çıktı Al
Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye'nin en iyi gazetesi sizce hangisidir?
Posta
Zaman
Hürriyet
Sabah
Fotomaç
Fanatik
Takvim
Milliyet
Vatan
Akşam
Sözcü
Türkiye
Güneş
Star
Yenişafak
Cumhuriyet
Fotospor
Yeniçağ
Vakit
Foto Gol
Milli Gazete
Şok
Yeni Asır
Bugün
Radikal
Taraf
Tercüman
Referans
Yeni Asya
Ortadoğu
Evrensel
Birgün
Dünya
Yeni Mesaj
Todays Zaman
T. Daily News
Hürses
Önce Vatan
    Tiraj
    16.09.2008
    1- POSTA
    638.247
    2- ZAMAN
    628.636
    3- HÜRRİYET
    535.574
    4- SABAH
    384.715
    5- P.FOTOMAÇ
    262.763
    6- FANATİK
    227.174
    7- TAKVİM
    212.098
    8- MİLLİYET
    203.294
    9- VATAN
    193.712
    10- AKŞAM
    171.981