![]() |
|
Her dönemin hocası Zekeriya Beyaz, yine o kısa boyundan fazla uzun bir laf etmiş. Demiş ki, “Türban sağlığa zararlıdır!” Sağlığa zararlı olanın başörtüsü mü yoksa Zekeriya Beyaz mı olduğunu tartışacak değilim. Zekeriya Beyaz bu ülkede seviyesizlik denen kelimenin sözlüklerden çıkıp vücut bulmuş hali olduğundan, bu sözlerine cevap yazmakla yine kendisine hak etmediği reklam fırsatını tanıyor oluyorum yine. Ama olsun. Al bakalım Zekeriya Beyaz, al sana reklam.
Zekeriya Beyaz, Hz. İsa’yı çarmıha çivileten Yahudi din adamlarının ve onu ele veren havarinin 21. yüzyıldaki temsilcisidir. Kendi doğrularını dinin doğrusu zannederek, gerçek dini çarmıha germek içindir bütün mücadelesi. Sadece öldürmek yetmeyeceği için ölümün yavaş ve aşağılayarak olması gerekmektedir. Hz. İsa nasıl kendisinin çarmıha gerileceği ağacını sırtında kırbaçlanarak taşıdıysa, Zekeriya Beyaz da dini anlatıyorum diyerek aldığı irşad paralarıyla otel odalarında seyrettiği porno filimlerin parasını Müslümanlara ödeterek, kendince yavaş ve aşağılayıcı bir ölümü onlara tattırmaktadır.
Zekeriya Beyaz, Hz. Musa’nın yokluğunu fırsat bilip inananları bir buzağıya taptıranların 21. yüzyıldaki temsilcidir. Zekeriya Beyaz bozulmamış, sahih bir dinin “sözde din adamı olarak” söylediği her şeyi “Hoca efendi dediyse bir bildiği vardır elbet.” diyerek takipçisi olacak binlerce insana, buzağıya değil, buzağının işkembesine taptırmak amacı gitmektedir. Zekeriya Beyaz “Süt bozulunca yoğurt olur merak etmeyin.” deyip, süt kabında yağ sunmaktadır. Bilmektedir ki, yağ bozulunca artık ondan bir şey olmamaktadır.
Zekeriya Beyaz, “Şu ayrılıklara bir son verelim artık, inananları birleştirelim.” diyerek Hz. Ali’yi, katleden ve sonrasında İslam ümmetini bir daha bir araya gelemeyecek şekilde parçalayan haricilerin 21. yüzyıl temsilcisidir. Zekeriya Beyaz, Kerbela’da başı koparılıp sarayda teşhir edilerek aşağılanan Peygamber torunu Hüseyin’in başını kesen eldir. O eliyle şimdi de gerçek dinin başını kesmeye çalışan modern zaman cellâdıdır. İnsanların hakka, adalete, güzelliğe, sabra, sevgiye, merhamete bağlanan göbek bağını pisli makasıyla kesmeye çalışan, bir taraftan da şeytani ruhların doğumu için çaba harcayan yüreği kanlı bir ebedir.
Zekeriya Beyaz bir konuda haklıdır. O da kendisi gerçekten yaratıcı olarak dünyaya özel bir görevle gönderilmiştir. Zekeriya Beyaz yaratıcının “Bakın ben böyle varlıklarda yaratıyorum, sizi ise insan gibi yarattım, onun için şükredin halinize.” dememiz için özel olarak yaratılıp yeryüzüne indirilmiştir. Kendisine hala tahammül edip, onu gördükçe şükreden kullardan olmamızın nedeni budur. Lakin kendisi bu sabrediş ve tahammül edişimizi başka yerlerde aradığı için bu yazı hiç üslubum olmadığı bir şekilde yazılmıştır.
Son günlerde başbakan “Yok öyle; bir yanağımıza tokat yedikçe öbürünü uzatma devirleri geçti artık.” dediğinden midir nedir, şu din bezirgânlarına artık hiç mi hiç sabır gösteremiyorum. Kul olarak hatalarımızın olması başka bir şey, bunu dinin doğrusuymuş gibi sunmamız ayrı bir şey. Hasılı bu milletin; sırtındaki kan emicilerden, tvlerden salya sümük bağıran çağıran, ağlayan ağlatan, aksıran tıksıran din aydınlatıcılarından (!) kurtulması gerekiyor. Belki de bir Kurtuluş Savaşı kadar önemli bir diriliş mücadelesidir bu.
Eee Zekeriya Efendi, reklamsa reklam, yazıysa yazı. Dediğin gibi bu işler sağlığa zararlı.
adem@gencgelisim.com

