Reklam VerinKünyeİletişimGiriş Sayfam Yap
Ana Sayfaya Git
Yazı Karakteri Boyutu:
   
21 Ekim 2008 Salı 13:17
  Azra Sitare
  
Versen bir dert vermesen bir dert
Altınportakal Film Festivali 45. yılını da geride bıraktı.
Yurtdışındaki festivallerden biraz daha faklı olarak çokça tartışmalı, çokça tantanalı.
Uluslar arası birbirinden değerli ve popüler konukların da etkisiyle basının da sık sık yer verdiği Altınportakal’da bu sene önceki yılların aksine ödül alan yapımlar ve sanatçılar hayli çeşitlilik arz etti. Oscar yolundaki Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun filmi sadece en iyi özel efekt dalında ödül alabilirken, Pazar Bir Ticaret Masalı filmi en iyi film dahil birkaç dalda daha ödülü göğüsledi.
Derviş Zaim En İyi Yönetmen ödülünü alırken, önceki yıl büyük bir sürprizle en iyi kadın oyuncu ödülünü alamayan Nurgül Yeşilçay bu sene bir hayat kadınını canlandırdığı Vicdan filmindeki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü.
Geçen yıl Sezen Aksu'nun konser sırasında oyunculuğuna övgüler yağdırmasına rağmen ödül alamayan Nurgül Yeşilçay, “Sezen Aksu’nun övgüleri jüride ters etki yarattı” diyerek ödül alamamasının verdiği öfkeyle tepkisini  "Yerim portakalını" şeklinde dile getirmiş, jüri üyelerini ve yarışmanın sistemini eleştirmişti.
Yeşilçay bu sene de ödülden yana ümitli değildi ki ödül törenine saatler kala Paris’e tatile gitmek üzere yola çıkmış son anda aldığı ödül haberiyle de rotasını Antalya’ya doğru kırmış. Ödül töreni sırasında ödülü bütün kadınlar adına aldığını ifade eden sanatçının “yıllardır beklediğim ödül bu muymuş sözleri” jüri ise üzerinde soğuk duş etkisi yarattı. 
Elbette bütün bu haberler bu haliyle bir festivalin ardından yapılan yarı magazinsel haber olmaktan öteye gidemiyor. Ancak şu kadarı var ki, olay sadece üç günlük beş günlük bir magazin malzemesi olmaktan çok uzak. 
Öyle ya da böyle 45 yıldır bu ülkede sanat adına üretilen ürünlerin görücüye çıktığı,
iyisiyle kötüsüyle puan aldığı, yarıştığı bir festivalde elbette algılar farklı, duygular farklı, kültür, inanç her şey farklı. Her şeyin farklı olduğu bir ortamda aynı sonuçlara herkesten evet çıkması da neredeyse imkansız. Bununla birlikte yine de ortak bir takım noktalar yakalamak elbette mümkün fakat bu bile her zaman mümkün olmayabilir. 
Hele de sanat gibi son derece öznel ve görece bir şeyse tartışılan. Bu noktada çıkan sonuçları da bu minvalde değerlendirmek gerek. Tam burada Nurgül Yeşilçay’ın tavrı ise büsbütün bir sanatçı duyarlılığından uzak, son derece popülist ve de en basit deyimle yüzeysel olarak fazlasıyla göze batıyor. Eskimeyen sanatçılarımızın tutum ve davranışlarına birazcık yakından bakıldığında onları büyük, ulaşılmaz ve de sanatçı olmalarını sadece yaptıkları film adeti ve aldıkları ödüllerle ölçmek imkansız. Onları öyle yapan mutlaka ki bu sanatçı duruşları ve olgun tavırlarıydı.
Bugünün oyuncularında ise bir, artık oldum ben, süperstarım tavırları onları en iyi rolleri kapsalar da, en bol ödüllü filmlerde oynasalar da bir yerde yaya bırakıyor.
Ne kadar ödül alırsan, film çekersen, festival festival dolaşsan da, halkın gözünde yıldız olmak için önce efendi, önce ağırbaşlı, önce mütevazı olmak gerek. Yoksa böyle önce laf atıp, küçümsediğin portakalı yedirtirler adama. Nedir, beğenemedin mi yoksa, ekşi mi geldi?
Yukarı Git
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Çıktı Al
Toplam (1) adet yorum yapılmıştır
elisa   yazık...
nurgül yeşilçayı çok beğenen hatta türkan şoraya benzeten biriydim fakat kendilerini bir havalarda bir ulaşılmazlarda sanıyor ama aslında rahat ulaşılabilen biri eski artistler gerçektende ulaşılması zor yıldızlar hülya koçyiğit olsun filiz akın olsun gülşen bübikoğlu olsun türkan şoray olsun hem onların o zamanlar yaşadığı şartlarda film çekmemiş hemde onların havasında olamazlar... sebebi ise türkan şoray deprem diye bir filminde doğum sahnesinde sanki gerçekten acı çeker gibi kıvranıyor elleri sanki gerçekten kanıyor eski türk filmini film yapan artistleri ve rolleriydi şimdi ise o kadar imkan warken sadece konuları oluyor ve şunu söyleyebilirimki altınportakaldaki ulak filmi hariç hiç bir filmin ne ismini duydum nede gördüm işin ilginç yanı ise oscardaki tüm filmleri izlemesemde fragmanlarını biliyor ve hangi filmlerin aldıklarını biliyorum sizcede acayip değilmi yaa... türkiyede yaşyorum ve ülkemde çekilen filmlerin fragmanlarından bırakın fragmanları isimlerinden haberim yok ama eski türk film we artistlerin hepsinden haberim war yazıklar olsun böyle filmlere demek geliyor içimden...bu güzel makale için teşekkürler azra sitare!
Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye'nin en iyi gazetesi sizce hangisidir?
Posta
Zaman
Hürriyet
Sabah
Fotomaç
Fanatik
Takvim
Milliyet
Vatan
Akşam
Sözcü
Türkiye
Güneş
Star
Yenişafak
Cumhuriyet
Fotospor
Yeniçağ
Vakit
Foto Gol
Milli Gazete
Şok
Yeni Asır
Bugün
Radikal
Taraf
Tercüman
Referans
Yeni Asya
Ortadoğu
Evrensel
Birgün
Dünya
Yeni Mesaj
Todays Zaman
T. Daily News
Hürses
Önce Vatan
    Tiraj
    16.09.2008
    1- POSTA
    638.247
    2- ZAMAN
    628.636
    3- HÜRRİYET
    535.574
    4- SABAH
    384.715
    5- P.FOTOMAÇ
    262.763
    6- FANATİK
    227.174
    7- TAKVİM
    212.098
    8- MİLLİYET
    203.294
    9- VATAN
    193.712
    10- AKŞAM
    171.981