Reklam VerinKünyeİletişimGiriş Sayfam Yap
Ana Sayfaya Git
Yazı Karakteri Boyutu:
   
03 Kasım 2008 Pazartesi 07:48
  Seyhan Sevinç
  
Numan Kurtulmuş'un şansı var mı?
     Elbette var!
     Neden mi?
     Çünkü aynı siyasal tabandan beslenen en büyük rakibi şuan iktidarda... 
     İktidarda olmak güç kaybettirir.
     AK Parti'nin eski gücünü koruduğunu iddia etmek mümkün müdür?
     Değil...
     Kaldı ki AK Parti, yolsuzluk ve ihale kayırmacılığı konusundaki kötü karnesinin yanı sıra Saadet'in potansiyel tabanını bir şekilde ilgilendiren başörtüsü, katsayı adaletsizliği ve bundan çok daha önemli, çok daha hayati birçok konuda da pek de kalıcı çözümler üretemedi.
     Başörtüsü için bir yasa çıkardı, o da iptal edildi.
     Sonra öğrenci affı çıkardı ama...
     Bu af, 28 Şubat sürecinden sonra başörtüsü yasağı nedeniyle okullarından atılmış öğrencilerin sevinçlerini kursaklarında bıraktı.
     Çünkü o dönem durum neyse yine öyle...
     Başörtülü oldukları için kayıt yapamamışlardı, o nedenle atılmışlardı...
     Şimdi var mı değişen bir şey?
     Af edildiler ama yine kayıt yapamayacaklar, ne çare!
     Dolayısıyla başörtüsü sorununu çözmeden çıkardıkları bu af bu bahsettiğim taban için pek de bir şey ifade etmeyecek gibi...
     Ha, İslami/muhafazakar taban bu iktidarın hiç mi bir faydasını görmedi.
     Görmez olur mu?
     Bu iktidar sayesinde islami kesimden çok sayıda kişinin eli para gördü, yeni bir zenginler sınıfı oluştu, "mücahitler müteahhit" oldu. Eli para bulan birçok cemaat 'mürid" diye yüzlerce işçi istihdam eden dev şantiyelere dönüştü.
     Eskiden "adam" yetiştiren cemaatler "personel" yetiştirir oldu.
     Gül kokusunun yerini alkollü parfümler, yemeninin yerini VAKKO, Pierre Cardin eşarplar aldı.
     Eskiden hırsızlık yapanın kolunun kesilmesi gerektiğine inanılırdı, şimdi kolu ancak uzun olanlar (İktidara uzanabilenler yani) hırsızlık yapabilir oldu.
     Eskiden başı açık sekreterler alınır, onlardan müthiş birer mücahide çıkarılırdı.
     Şimdi başı kapalı 40 yıllık eşler, başı açık sekreterler için boşanır oldu.
     Oldu, oldu, oldu....
     Oldu da, iyi mi oldu?
     Görünen o ki bu da pek işe yaramamış gibi...
     Değil mi?
     Neyse... 
     Biz yine konumuza dönelim!
     Yani demem o ki, AK Parti yaptığı, yapmadığı ve neden olduğu birçok şey nedeniyle kendi rakibinin eline çok büyük fırsatlar sunmuştur.
     Numan Kurtulmuş, Türkiye'deki islami/muhafazakar tabanı gerçekten bir şeyler yapabileceğine ikna edebilirse rüzgarı önemli ölçüde tersine çevirebilir.
     Fırsat var gördüğünüz gibi...
     Kullanabilene...
     Bir de şu var elbette: 
     Önümüzdeki seçimler yerel seçimler!
     AK Parti bu seçimlerde de yine silip süpürür. 
     Neden?
     Çünkü yerel yönetimlerde onların alternatifi yok...
     CHP mi, DP mi, ANAVATAN mı, DSP mi, MHP mi alternatif?
     Pek değil...
     Türkiye artık şuna inanmıştır: Bu kadro yerel yönetimlerde süper işler başarıyor!
     İşin püf noktası da burada...
     Bu kadro eskiden kimin kadrosuydu?
     O süper işleri yapanlar kimdi?
     Mesela İstanbul'da mucizelere imza atan efsanevi belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan kimin kadrosundandı?
     Milli Görüş'ün değil mi?
     Numan Kurtulmuş, doğru stratejiler izlerse, etkili ve yerinde bir kampanya yürütürse yerel seçimlerde AK Parti'nin karşısında, aynı mazinin büyük ortağı olarak partisini alternatif bir seçenek haline getirebilir.
     Demiştik ya, bu iktidar sayesinde islami camiadan çok sayıda zengin türedi.
     Sahi bu nasıl oldu?
Yukarı Git
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Çıktı Al
Toplam (2) adet yorum yapılmıştır
İbrahim Halil   Katılmamak mümkün değil
Yazınızı baştan sona ilgi ile okudum. Bu sıralar bu gibi yazıları yazmaya pek cesaret eden yok. Tayyip beyin imparatorluğuna laf söyletmiyorlar. Bu yüzden cesaretinizden dolayı kutluyorum.
mete tuncay   tesbitte isabet
yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil ancak Saadet Partisi yönetim ve tabanını düşündüğümde umutsuzluğa kapılmıyor değilim. Numan bey gerçekten iktidara alternatif bir lider profili ortaya koya bilir ve yerel yönetim felsefesinide milli görüşün ortaya koyduğu 'rüşvet alanda veren de melundur' felsefesi, ki o dönem tüm belediyelerin girişinde bu yazılar görünürdü.Ancak saadet partisinin yönetim kadrosu ve tabanı akp nin dağıttığı yemden nemalanmamazlık etmemiştir. Genel başkan yardımcısı Teoman Rıza Güneri'nin inşaat şirketi ile hükümet arasındaki eski dostluğa dayalı kokuşmuş ihale ilişkileri tabanda da yankı buldu...umarım herşeye rağmen güzel olurda insanlık kazanır....ama ben umutlu değilim:(
Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye'nin en iyi gazetesi sizce hangisidir?
Posta
Zaman
Hürriyet
Sabah
Fotomaç
Fanatik
Takvim
Milliyet
Vatan
Akşam
Sözcü
Türkiye
Güneş
Star
Yenişafak
Cumhuriyet
Fotospor
Yeniçağ
Vakit
Foto Gol
Milli Gazete
Şok
Yeni Asır
Bugün
Radikal
Taraf
Tercüman
Referans
Yeni Asya
Ortadoğu
Evrensel
Birgün
Dünya
Yeni Mesaj
Todays Zaman
T. Daily News
Hürses
Önce Vatan
    Tiraj
    16.09.2008
    1- POSTA
    638.247
    2- ZAMAN
    628.636
    3- HÜRRİYET
    535.574
    4- SABAH
    384.715
    5- P.FOTOMAÇ
    262.763
    6- FANATİK
    227.174
    7- TAKVİM
    212.098
    8- MİLLİYET
    203.294
    9- VATAN
    193.712
    10- AKŞAM
    171.981