Elbette var!
Neden mi?
Çünkü aynı siyasal tabandan beslenen en büyük rakibi şuan iktidarda...
İktidarda olmak güç kaybettirir.
AK Parti'nin eski gücünü koruduğunu iddia etmek mümkün müdür?
Değil...
Kaldı ki AK Parti, yolsuzluk ve ihale kayırmacılığı konusundaki kötü karnesinin yanı sıra Saadet'in potansiyel tabanını bir şekilde ilgilendiren başörtüsü, katsayı adaletsizliği ve bundan çok daha önemli, çok daha hayati birçok konuda da pek de kalıcı çözümler üretemedi.
Başörtüsü için bir yasa çıkardı, o da iptal edildi.
Sonra öğrenci affı çıkardı ama...
Bu af, 28 Şubat sürecinden sonra başörtüsü yasağı nedeniyle okullarından atılmış öğrencilerin sevinçlerini kursaklarında bıraktı.
Çünkü o dönem durum neyse yine öyle...
Başörtülü oldukları için kayıt yapamamışlardı, o nedenle atılmışlardı...
Şimdi var mı değişen bir şey?
Af edildiler ama yine kayıt yapamayacaklar, ne çare!
Dolayısıyla başörtüsü sorununu çözmeden çıkardıkları bu af bu bahsettiğim taban için pek de bir şey ifade etmeyecek gibi...
Ha, İslami/muhafazakar taban bu iktidarın hiç mi bir faydasını görmedi.
Görmez olur mu?
Bu iktidar sayesinde islami kesimden çok sayıda kişinin eli para gördü, yeni bir zenginler sınıfı oluştu, "mücahitler müteahhit" oldu. Eli para bulan birçok cemaat 'mürid" diye yüzlerce işçi istihdam eden dev şantiyelere dönüştü.
Eskiden "adam" yetiştiren cemaatler "personel" yetiştirir oldu.
Gül kokusunun yerini alkollü parfümler, yemeninin yerini VAKKO, Pierre Cardin eşarplar aldı.
Eskiden hırsızlık yapanın kolunun kesilmesi gerektiğine inanılırdı, şimdi kolu ancak uzun olanlar (İktidara uzanabilenler yani) hırsızlık yapabilir oldu.
Eskiden başı açık sekreterler alınır, onlardan müthiş birer mücahide çıkarılırdı.
Şimdi başı kapalı 40 yıllık eşler, başı açık sekreterler için boşanır oldu.
Oldu, oldu, oldu....
Oldu da, iyi mi oldu?
Görünen o ki bu da pek işe yaramamış gibi...
Değil mi?
Neyse...
Biz yine konumuza dönelim!
Yani demem o ki, AK Parti yaptığı, yapmadığı ve neden olduğu birçok şey nedeniyle kendi rakibinin eline çok büyük fırsatlar sunmuştur.
Numan Kurtulmuş, Türkiye'deki islami/muhafazakar tabanı gerçekten bir şeyler yapabileceğine ikna edebilirse rüzgarı önemli ölçüde tersine çevirebilir.
Fırsat var gördüğünüz gibi...
Kullanabilene...
Bir de şu var elbette:
Önümüzdeki seçimler yerel seçimler!
AK Parti bu seçimlerde de yine silip süpürür.
Neden?
Çünkü yerel yönetimlerde onların alternatifi yok...
CHP mi, DP mi, ANAVATAN mı, DSP mi, MHP mi alternatif?
Pek değil...
Türkiye artık şuna inanmıştır: Bu kadro yerel yönetimlerde süper işler başarıyor!
İşin püf noktası da burada...
Bu kadro eskiden kimin kadrosuydu?
O süper işleri yapanlar kimdi?
Mesela İstanbul'da mucizelere imza atan efsanevi belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan kimin kadrosundandı?
Milli Görüş'ün değil mi?
Numan Kurtulmuş, doğru stratejiler izlerse, etkili ve yerinde bir kampanya yürütürse yerel seçimlerde AK Parti'nin karşısında, aynı mazinin büyük ortağı olarak partisini alternatif bir seçenek haline getirebilir.
Demiştik ya, bu iktidar sayesinde islami camiadan çok sayıda zengin türedi.
Sahi bu nasıl oldu?