Sloganlar kim içindir?
Lisede siyasetle tanıştığımda, bizi bir sürü psikolojisi çevresinde bir araya getiren ilk şey sloganlar olmuştu.
Henüz bir "bilgimiz" yoktu ama fikrimiz vardı ve bir de sloganlarımız...
Ve elbette o sloganlarla birlikte anlam kazanan bir takım işaretler, rıtüeller...
Tabii ki kendi sloganlarımızı öğrendikçe başkalarının sloganlarını da tanıma fırsatımız olmuştu.
Ya Sev Ya Terk Et sloganını tanıdığım dönemler de o döneme denk geldi işte...
Bu slogan o kadar sert, o kadar tahrip ediciydi ki...
İçinde sevmek denen bir kelime geçtiği halde benim için neden bu kadar irkiltici olmuştu acaba?
Zor olanı terkedip gitmek değildir. Gitmek en kolayıdır, belki de içinizi en az acıtanı... Çünkü gitmek denen şeyde bir kabullenme, bir tercih vardır.
Ya zorla sevmek?
Bu o kadar kolay mıdır?
Değil...
Bu slogan daha sonra sık sık karşıma çıktı. En son Yenişafak'ta çalıştığım dönemde bu sevimsiz slogan duvarlara asılmıştı.
Abdullah Öcalan'ın yakalandığı günlerdi. Esen rüzgar bir anda bazılarının içindeki ırkçı ruhu ayyuka çıkarmıştı.
Bu ruh, içindeki linç potansiyeliyle dışa çıktığı için maalesef işe yaramaz bazı sünepeler Doğu/Güneydoğu'dan gelen kendi "din kardeşlerine" "Ya Sev Ya Terk Et" diyebilmişlerdi.
Terörü bahane ederek kendi kardeşine nasıl "Ya Sev Ya Terk Et" diyebilir ki biri?
Hergün secde ettiğin o Allah değil mi seni Türk, o din kardeşini Kürt olarak yaratan?
Ona nasıl "Ya Sev Ya Terk Et" diyebilirsin?
O söyler bunu...
İdeolojik birikimi sloganlardan ibaret olan biri düşünemez, bir incelik gösteremez, empati kuramaz çünkü...
Çünkü sloganlar "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar" için onları bir sürü psikojisiyle önce taraftar kılmak, sonra yönetmek ve idare etmek için oluşturulmuştur.
O nedenle de "taraftar" oldukları kadar hırçın, asi ve uzlaşmaz olabiliyorlar bunlar.
Onlar da söylemişlerdi işte, Ya Sev Ya Terk Et diye...
Neyse...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari Yüksekova'da çıkıp "Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Devlet" deyip, "sevmiyorsan kendine başka vatan ara" dediğinde...
O slogan, onu söyleyenler ve bu sloganın kendi kişisel tarihimde bıraktığı iz aklıma geldi.
Tabii ki fırtına kopunca...
Başbakan Erdoğan, çıkıp söylediklerine izah getirmeye çalıştı ve söylediklerinin, "Ya Sev Ya Terk Et" anlamına gelmediğini, bu sözün patentinin MHP'ye ait olduğunu söyledi.
Peki söylediklerin ne anlama geliyordu Sayın Başbakan?
Ne söylediğimiz, biraz da karşımızdakinin anladığı şey değil midir?
Bu ayrıştırıcı, bu öfke ve nefret dilini artık herkes bırakmalıdır!
Yakışmaz bize bu...
Bakın MHP bile bu sözü sahiplenmedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici, dün çıkıp sloganın MHP’ye ait olmadığını belirterek, "Bu slogan ortaya çıktığında MHP, bu sloganın ülkücüler tarafından kullanılmaması gerektiğini ilan etmiş bir siyasi partidir. MHP’nin böyle bir sloganı yoktur" dedi.
Anlayacağınız, "Ya Sev Ya Terk Et" ortada kaldı.
Sahi bu "Ya Sev Ya Terk Et" sloganı kime aittir, hatırlayanınız oldu mu?
Bu sloganın fikir babası Kemal Çapraz'dır. Çapraz, benim de mezunu olduğum İÜ İletişim Fak. mezunu bir gazeteci... Uzun yıllar Türkiye Gazetesi'nde çalıştı. Milliyetçi/muhafazakar görüşleriyle biliniyordu. Çapraz, geçtiğimiz Eylül ayında geçirdiği bir trafik kazası sonucu vefat etti.
MHP uzun yıllar kullandığı bu sloganı ilginç bir tesadüfle tam da Kemal Çapraz'ın ölümüne denk gelen bir süreçte bıraktığını açıkladı.
Bu da ne kadar manidardır değil mi?