Ergenekon operasyonu Türkiye açısından büyük bir şanstı.
Fakat görünen o ki bu şans pek de iyi kullanılamadı.
Peki kim bunda suçlu?
Elbette bazı medya grupları, iş dünyasının bir kesimi, siyasiler, bazı stklar...
İttihat Terakki'den bu yana...
İlk kez "derin devlet"ten kurtulma olasılığı belirmişti.
Eğer derin devlet bitirilebilseydi Türkiye o zaman gerçekten de devler ligine girmiş olurdu.
Devletin gücünü zaafa uğratan hep bu derin devlet oldu.
Demokrasimiz atmış yaşında olmasına rağmen hâlâ bile prematüre bir bebek kadar gelişememişse bunun nedeni işte budur.
Koca bir imparatorluğun bakiyesi üzerine kurulmuş olduğu halde bile 40 yıldır AB kapısında bekleyen bir "cüce" olarak kalmışsa bu güzelim ülke, bunun sorumlusu bu değil midir?
Derin devletin tarihin derin karanlıklarına gömülmesi konusunda başarılı olunabilseydi...
Artık kimse önce halkı birbirine düşürüp ondan sonra da durumdan vazife çıkarıp darbe yapamayacaktı. Onlarca genci darbe öncesinde, bir o kadarını da darbe sonrasında heba edemeyecekti.
Anneler ellerinde kayıp listeleriyle sokak sokak dolaşmayacaklardı.
Gözaltında kayıplar olmayacak, anneler gözü gibi sakındıkları evlatları için bir kaygıya düşmeyeceklerdi.
Yani...
Artık katiller korunmayacak ve başka katliamlar için önce beslenip, sonra da tetikçi olarak kullanılamayacaklardı.
Artık birilerinin idam fermanı karanlık dehlizlerde çıkarılmayacaktı. Tetiğe basması için de toplumun en işe yaramaz, en haşarı çocukları kafelerden devşirilip önce katil, sonrasında da kahraman yapılmayacaktı.
Yani...
Artık kimse irtica yaygarası koparıp bankaların içini boşaltmayacak ve bu halkın bir gecede yüzde 400 oranında fakirleştirmesine neden olmayacaktı.
Başbakanlar asılmayacak, sağ-sol çatışması çıkmayacak, Sünniler Aleviler'in deyişleriyle demlenmeye devam edeceklerdi, yüzyıllardır yaptıkları gibi...
Üniversiteler ilimle, kışlalar güvenlikle uğraşacaklardı.
İlk kez milletin efendisi olan köylüler adam yerine konulacak, kimse ona göbeği kaşıyan adam deyip, sandıktaki tercihini küçümseyemecekti.
Halk kimi iktidar seçmişse o millet adına gerçek muktedir olacaktı.
Kimse darbe maskesi takıp bu zavallı halkı, onun Cumhuriyet'e olan tutkusunu istismar edip sokağa dökemeyecekti.
Kimse...
Bu milletin imkanlarıyla sahip olduğu her türlü imtiyazı millete karşı kullanma yanlışına düşemeyecekti.
Milletin efendisi, onun hizmetkarı olacaktı.
Halkın verdiği vergiyle okuyan ve devletin üst kademelerinde bir yerlere gelenler "rutin dışına çıkıp" onlara karşı bir tasarrufun içine giremeyeceklerdi.
Hiçkimsenin suç işleme imtiyazı olmayacaktı.
Mahkemeler insanların çıkmaya, karakollar insanların düşmeye korktukları yerler olmaktan çıkacaktı.
Hukuk, herkesin en büyük gücü ve güvencesi olacaktı.
Aramızdan birileri daha çok Atatürkçü, daha çok vatansever ilan edemeyecekti kendisini...
Çeteler, mafyalar olmayacaktı bir daha. Haraç değil, vergi kesilecek ve kazanan devlet olacaktı.
Gerçek demokratlara "hain" gözüyle bakılmayacaktı.
Herkes...
Hukuk karşısında eşit olacaktı. Ve üstün olan tek şey hukuk ve milletin iradesi olacaktı.
Ama olmadı...
Ergenekon'da Türkiye'nin eline düşen fırsat kullanılmadı/kullanılamadı.
Darbe planlayanları alıp içeri tıkmak yeterli mi?
Darbe yapanların hâlâ ortalıklarda gezindiği, devlet tarafından korunduğu bir ülke değil mi burası?
Darbe yapan mı, bunu planlayanlar mı daha suçlu?
Ergenekon'da sonuna kadar gidilebilse, büyük balığa ulaşılabilseydi çok şey değişirdi. Ve kazanan Türkiye olacaktı.
Ve Türkiye sonunda, hâlâ hayatta olan bütün darbecileri halk adına yargılayıp bu işi de hukuksal bir zemine oturtsaydı o zaman gerçekten çok şey olurdu.
Olmadı.
Bu şans iyi kullanılmadı sanki...
1952'den bu yana her dönem farklı görünümlerle ortaya çıkan "derin devlet" iki general, bir kaç alt rütbeli subay, üç beş ast subay, uzman çavuş, hukukçu, iki üç siyasetçi, işadamı, üçbeş çeteci ve birkaç tetikçiden mi ibaret yani?
Kimse kendini kandırmasın!
Türkiye yine her zaman olduğu gibi "vaziyeti kurtarmayı" tercih etti.